Türkiye'nin Maldiveri Salda Gölü Kampı - Burdur

Kampın İlk Günü (İlk Çadır Kurduğumuz Alan)

Salda gölü bize yakın olması, güzel olması, ücretsiz olması (kamp alanı,elektrik,su), sebepleriyle genellikle kamp için tercih ettiğimiz bir yer. Kaç defa gittiğimi şu an hatırlamıyorum ama bir yol iki adam olarak ilk gidişimizdi. Tarih 27.04.2018 güzel ve güneşli bir günde yola çıktık Ben, Murat ve Mahir. Afyon, Dinar, Dazkırı, Çardak yolunu takip edip İlçenin girişinden sola döndük. Birazcık dağları aşıp Yeşilovaya indik. Alışverişimizi orada yaparız diyerekten bir şey almadık. Şöyle ki; halihazırda Yeşilova belediyesinin ücretsiz imkanlarından faydalandığımızı düşünerek, alışverişimizi ilçeden yapalım halk kazansın diyerek, gördüğümüz marketten ihtiyaçlarımızı aldık.
İlçeden 7-8 km ileride olan halk plajına vardık. Ama bir grup gelmiş ve kalabalık bir grup ortadaki tellerle çevrili alanı komple kapatmışlar. Bize yer bırakmamışlar. Biraz dolandıktan sonra bulduk yerimizi pek güzel yer olamasa da kamp yapacaktık. Kampa geldik çünkü. Çadırları kurduğumuz yer orta alanın alt tarafında(göle doğru) bulunan yerel halkın kalıcı kurduğu çadır, konteyner vb. alanının önüydü. Hemen kurulduk ve yerleştik. Yemeğimizi yaptık yedik, flamamızı astık, müziğimizi açtık. Hafiften keyiflenmeye başladık. Her şey güzeldi. Kamp bu bizim için. Mutlu olabildiğimiz, Keyif aldığımız her yere çadır kurmak.

İkinci Gün Sabahı Kahvaltıdan Sonra

Akşam olduğunda biraz dolaşmaya çıktık. Bizden biraz ilerde bulunan grubun olduğu alanda bulduk kendimizi. Bunlar da bayağı kalabalıkmış falan derken nasıl oldu bilmiyorum ama kendimizi bir anda grubun yemek sırasında bulduk. Oradan bir arkadaşla muhabbet etmeye falan başladık. Şöyleydi böyleydi derken sıra bize geldi. Orada öğrendik ki yemek alabilmek için bizi damgalamaları gerekiyormuş. Sizce bunu kabul eder mi bu iki adam ? Orada bunu biraz tartıştık böyle olmaz diyerekten ayrıldık yemek sırasından. Tabi ikna kabiliyeti yüksek olan dostum Murat sırada konuştuğumuz arkadaşı davet etmişti. Ne dediyse çocuk gelmek mecburiyetinde hissetti ve geldi. Hatta bir kaç arkadaşını da getirmiş. Ne güzel ! Grubun üyelerinden bir kaçını tarafımıza çekmiştik. Bizim kendimize göre bir tarzımız olduğu için ilgi çekiyorduk haliyle. Bunu övünmek için söylemiyorum gerçekten bu böyle. 
Gelen arkadaşlarla muhabbet sohbet içecek falan derken vakit geçmiş. Konser varmış gece yarısına doğru ona katılmışım. Sonrasında neyi beğenmediysem (büyük ihtimalle şarkıyı) küsmüşüm ve herkes konser alanına dönük otururken ben arkamı dönmüşüm. Sonra Murat sağolsun çay falan içmişiz. Böyle konuşmamın sebebi belli neyse girmeyeyim oraya :) 
Ertesi gün kahvaltıdan sonra, saldivlerin olduğu tarafa gittik. O beyaz kumların üzerinde yürüdük. Sonra nisan ayında o göle girdik. Harbiden soğuktu. Girince alışıyorsun tamam ama çıkınca alışamıyorsun. Yaklaşık üç saat kadar güneşin altında montla oturdum. İçim donmuş ya önemli bir şey değil. :)

Salda gölünün berrak sularında ıslanırken

Her şey güzel giderken, çadır kurdumuz yerdeki konteyner sahibi geldi. Piknik yapacaklarmış iki gözümün çiçekleri. Hay hay dedik. Halbuki o kadar yerleşmiştik. Toplanmaya başladık. Bu arada nereye kurulalım diye bakınırken hemen karşımızda flama astığımız yere yerleşelim dedik. Bungalovların arka tarafı. Daha güzel oldu. İlk kurduk oraya. Topladık sonra herkesi. Bize paralel 6-7 çadır daha kuruldu. Yerleştik bir güzel takılmaya başladık. Sol tarafımıza iki aile geldi. Kurdular çadırlarını tanıştık. Araçla karadenizden geliyorlarmış. Muğla tarafına geçerken saldaya da uğramışlar. Karşılıklı ikramlar falan güzel bir muhabbet oldu.

Kampı Taşıdığımız Yer

Pozlar falan iyi

Hemen Şuradayız

Gece Olunca Bir Işık Yayılır Bizden

Sabah Olunca Huzur Dolar İçimize

Ertesi gün bu güzel kampın bitişiydi. Hiç istemedik gitmeyi fakat tekrar gelmek üzere döndük..
Yeni kamplarda yollarımızın kesişmesi ümidiyle, Hoşçakalın...

Yorumlar