Büyükyayla Kampı Eğlenceli Saatler - Eskişehir

Güzel bir gündü bizler için. Plan yapmamıştık. Plansızlık bazen iyi olabiliyor. Önce benim Afyona gelmem gerekiyordu Muratla buluşmak için. Gelmeden önce aradım Akdağa mı gidelim Büyükyayla yamı sordum. Büyükyayla dedi.
Buluştuk. Önce bir alışveriş ufaktan yiyecek içecek alalım diye. İşlerimiz bittiğinde saat gün ortasını biraz geçmişti. Hiç beklemeden yola koyulduk. Biraz hızlıydık çünkü vaktimiz kısıtlıydı. Zamanımızı kamp alanında geçirmek istiyorduk. İstediğimiz gibi oldu.

Kamp alanına geldiğimizde kalabalıktı biraz. Afyon Kocatepe Üniversitesinin inşaat teknikerleri klubü vardı. Ayrıca 4 -5 grup daha vardı. Bunlar aile ve diğer kampçı arkadaşlardan oluşuyordu. Biraz arazi keşfi ve zemin etüdü yaptıktan sonra çadır kuracağımız yeri seçtik. Hemen yayılmaya başladık o alana. Hoş ne kadar yayılsakta çadırlar her zaman yan yana oluyor bizim. Güzelce yerleştikten sonra oturup biraz kafa dinleyelim dedik. Dinlendik.

Bir Yol İki Adam (@biryolikiadam)'in paylaştığı bir gönderi ()

Sonra bir grup ileri gözetleyici geldi ve keşif yaparak bizim yanımıza kadar yaklaştılar. Selam verdikten sonra burada mu kalacaksınız falan derken onların klüb olarak buraya geldiklerini ve bu gece burada kalacaklarını öğrendik. Belli ki akşam ses olacaktı. Olsundu. Kamp ateşi etrafında ses olmadan olmazdı. Geldiler efenim akdağ dağcılık klübü. Orta yere kuruldular. Ateş için odun toplamaya başladılar. Dört bir yandan odunlar gelmeye başladı. Tabi bu durum diğer grubu rahatsız etti. Her silahın rakibi kendisidir diye bir söz var. Neymiş efenim bu inşaat klübü bunların dağnık hareketlerinden rahatsız olmuş. Sonrasında bir arkadaşın kırılmış bir ağacı sürükleyip getirdiğini gördükten sonra kıyamet koptu. Sözde doğacı ormancı çocuğu hoca akdağ klubüne hakaretler savurmaya başladı. Rahatsız olduk açıkcası. Yakışmadı hoca. Şov yeri değildir doğa. Tabi sonra konuşmalar falan tatlıya bağlanmadı ama yatıştı ortalık. Huzur bozan şahinci serserilerden pek bi farkı kalmadı bizim gözümüzde. Haklıyken haksız duruma düştü.

Neyse kaldığımız yerden devam. Akşam üzeri güzel bir eğlence vardı. Göl kenarında pinekleyen iki arkadaş vardı. Kafalar güzel tabi. Geldi muhabbet falan derken arkadaşa oluverdik birden. Sonra akşam eğlencesinde mütemadiyen çayladık, ateşi harladık, kafaları karıştırdık. Araba farına güneş diyecek kadar mutlu oldular.


Güzel insanlarla tanıştık. Güzel anılar biriktirdik. Her güzel şey gibi bu da ertesi sabah kahvaltı ile son buldu. Güzel maceralar için takip ederseniz en büyük desteği vermiş olursunuz ;)

Sevgiyle...

Yorumlar